Sönmeyen ateşin unutulmayan kadınları

  • 09:05 12 Ocak 2024
  • Kadının Kaleminden
 
Zelal Bilgin
 
“Hep Kavgaydı Yaşamım dedi Sakine Cansız. Kavgası şimdi bize miras, bize ışık… Korkmakta haklılar! Çünkü büyüyerek güçlenerek çoğalarak geliyoruz. Korkmakta haklılar egemenliklerine son vermeye geliyoruz. Korkmakta haklılar çünkü bizden çalınanları istemeye değil geri almaya geliyoruz.”
 
“Kadınlara dar ağacına çıkma hakkı tanınıyorsa, kürsüye çıkma hakkı da tanınmalıdır”  Olynpe de Guges 3 Kasım 1973.
 
5 bin yıllık erkek egemenliği, örgütlü şiddet, cadı avları, cinayet taciz ve tecavüzlerle inşa edildi. Feodalizmden kapitalizme geçiş sürecinde yaşanan çitlemelerle yaşanan kadınlara karşı başlatılan savaş cadı avlarına döndü. ‘İzm’lerin tamamı kadına yönelik işlenen suçlarla dolu bir tarih, kalıcı unsur olabilmek adına yaratılan cinsiyetçi politikalarla dolu sistemler bütünüdür. Ağır bedeller ödenmesine rağmen kendilerinden çalınan statü ve yaşamı geri almak için özgürlüğe doğru koşar adım ilerleyen kadınlar da gölgelenmiş geçmişlerinden çıkarak kendi tarihlerini yeniden yazıyorlar. Ortaçağ karanlığındaki cadı avları 21. yüzyıl modern dünyasında biçim değiştirerek daha vahşi ve daha sistemli bir şekilde devam etmektedir. Kapitalist modernite efendileri kendinden olan kadınları prangalarken kendinden olmayanın düşünsel duygusal ve fiziki imhasını gerçekleştirebildiği vahşi bir düzenin üreticisi ve uygulayıcısı pozisyonundadır. Tarih kadınlara yönelik işlenen suçlarla doludur. Direnen kadınların sesleri duyulmasın diye zindanlara koydular işkencehanelerde direnen kadınlara saldırdılar, katlettiler…
 
Geriye kadın bedeni kalmış nesneler haline geldiler
 
Cadılar farklı yöntemlerle öldürülürken kadınlara eğer cadının yolunu takip ederlerse başlarına ne geleceğini anlatan ders vermeyi amaçladılar. Kapitalist modernite güçleri de kapitalizmin inşasını ve sistem devamlılığını sağlamak için aynı yöntemleri sergilediler. Dominik’te Mirabal kardeşlere tecavüz edip vahşi bir şekilde katlederken de aynı amacı taşıdılar. Kadın mücadelesinin ardıllarının olmaması kadınlarının haklarını aramaması… Şifacı ebe zanaatkar hayvanlarla kurduğu ilişki ve toprakla bağıyla üretken kadına ait olanı kendi tekeline alarak sömürüyü derinleştirmekte. Amaçlanan cinsiyetsiz itaatkar boyun eğen ve eril dünyanın yaratıcılarına teslim olmuş kapitalizmin tamamen değersizleştirdiği cinselliği bile lanetlenmiş bir meta, ruhsuz ve düşüncesiz bir kadın yaratmaktı. Bu nedenle itaat etmeyenleri cadı olarak tanımladıkları laboratuvar olarak kullandıkları sadist tüm işkence yöntemlerinin denendiği itibarı elinden alınmış kendisinden geriye kadın bedeni kalmış nesneler haline geldiler.
 
Ölümsüzleştirmek için yeni inat ektiler
 
Bugün adına ne dersek diyelim vahşi yönetim anlayışlarından modern cadı avları emperyal politikaların hayata geçirilme aracı olarak kullanılarak başta kadın ulusu olmak üzere sistem dışı ve muhalif tüm kesimler hedeflenmektedir. Kürt kadınların enternasyonal bir boyuta ulaşan Kadın Kurtuluş İdeolojisi ve mücadelesi de nerede ve nasıl olursa olsun imha ve saldırıların hedefi olmuştur. İtibarsızlaştırmak için her türlü özel savaş politikasını devreye sokarak fuhuş, madde bağımlılığı duygusal ilişki ağları taciz, tecavüz, gözaltı, işkence ve çıplak bedenleri kaldırımlarda teşhir ederek sindirerek korkutmaya çalıştılar. Bu yöntemlere rağmen korkmayan geri adım atmayan ve etki alanı her gün genişleyen kadınları infaz ederek ardıllarını sindirmek istediler. Bunun için idam ettiler, Olynpe de Guges’i.  Vahşice katlettiler Mirabal kardeşleri, Paris’te MİT eliyle katlettiler Sakine’yi, Leylayı Fidanı, Silopi’de Sêv”e’yi Fatma’yı Pakize’yi, Rojava’da çeteler eliyle katlettiler Hevrin Xelef’i suikast ile aldılar bizden Nagihan’ı… Bir daha teslimiyete hayır zılgıtlarının yankılandığı dağların seherini unutmamışken şer meydanında kızıla boyanmış bedenin inancı ile direnirken Sema’ya yükselen ebruli bir ateş ile yanarken yolumuza yeni öfkeler, direnmek için yeni nedenler, ölümsüzleştirmek için yeni bir inat ektiler.
 
Egemenliklerine son vermeye geliyoruz
 
Bin yıllardır “cadı, terörist, ahlaksız, düşmüş” denilerek milyonlarca kadın katledildi. Toplumun yarısı emeğin üretimin iş gücünün, yaşamın ana kaynağı kadınlar, tüm baskılara rağmen direnmeye mücadeleye devam ettiler ediyorlar. “Hep Kavgaydı Yaşamım” dedi Sakine Cansız. Kavgası şimdi bize miras, bize ışık… Korkmakta haklılar! Çünkü büyüyerek güçlenerek çoğalarak geliyoruz. Korkmakta haklılar egemenliklerine son vermeye geliyoruz. Korkmakta haklılar çünkü bizden çalınanları istemeye değil geri almaya geliyoruz.