Orta Doğu’da çocuk olmak… (1)

  • 09:01 15 Nisan 2024
  • Dosya
 
 
En büyük umutları barış ve güvenli bir yaşam
 
Derya Ceylan 
 
HABER MERKEZİ - İç savaş ve çatışma sonucunda oluşan yıkımın yaşandığı Orta Doğu ülkelerinde çocuğa yönelik hak ihlallerinde her geçen gün artış yaşanırken uluslararası toplumun ve STÖ’lerin kısmi çabaları da sorunların çözümünde yetersiz kalıyor. Tüm bunlara rağmen, bölgedeki çocukların en büyük umudu barış ve güvenli bir yaşam.
 
Orta Doğu, dünya üzerindeki en eski medeniyetlere ev sahipliği yapmasının yanı sıra, modern tarih boyunca çatışmaların, siyasi istikrarsızlıkların ve sosyal dönüşümlerin merkezi oldu. Bu bölgede çocuk olmak, bir yandan zengin kültürel mirasın bir parçası olmak anlamına gelirken, diğer yandan pek çok zorlukla yüz yüze olmak anlamına geliyor. 
 
Orta Doğu’daki çocukların karşılaştıkları zorlukları ve içinde bulundukları duruma dair hazırladığımız dosyamızın ilk bölümünde Orta Doğu’yu genel anlamda ele alıyoruz. 
 
Çatışma ve şiddetin gölgesinde çocukluk 
 
Ortadoğu'da yaşayan çocuklar, çatışmaların ve siyasi çalkantıların gölgesinde büyüyor. Orta Doğu’daki kimi ülkelerde yaşanan çatışmalar ya da iç savaş, çocukların güvenliğini, eğitimini ve sağlığını doğrudan tehdit ediyor. Suriye’de 2011’de başlayan iç savaş, milyonlarca çocuğun yaşamını derinden etkilerken, BM raporlarına göre, yüz binlerce çocuk yerinden edilirken, eğitim ve sağlık hizmetlerine erişim ciddi şekilde kısıtlandı.  Yemen’de ise 2015’ten bu yana devam eden iç savaş ve insanlık krizi, dünyanın en kötü insani felaketlerinden biri olarak nitelendiriliyor. UNICEF(Dünya Sağlık Örgütü) Yemen’deki çocukların yüzde 80’inin acil insani yardıma ihtiyacı olduğunu defalarca duyurmasına rağmen buna dair bir çözüm bulunamadı. Ülkede yetersiz beslenme, sağlık hizmetlerine erişimdeki zorluklar ve eğitim fırsatlarının azalması, çocukların karşılaştığı başlıca sorunlar.  Filistinli çocuklar ise, özellikle Gazze Şeridi’nde, sürekli bir çatışma ortamında büyüyor. Sık sık yaşanan çatışmalar, çocukların yaşam hakkı başta olmak üzere, eğitimine erişimi engellerken, psikolojik açıdan sağlıklarını da olumsuz etkiliyor. Çocukların büyük bir kısmı, şiddet ve yıkımın gölgesinde, normal bir çocukluk geçiremiyor. 
 
Bu örnekler, Ortadoğu'daki çocukların karşı karşıya olduğu zorlukların boyutunu gözler önüne sererken,  uluslararası toplumun ve yerel hükümetlerin, çocukların korunması ve temel haklarının sağlanması konusunda daha fazla çaba göstermesi gerektiğini açığa çıkarıyor. 
 
Savaşın çocuk psikolojisine etkisi 
 
Çocukların çatışmalardan etkilenmesi, sadece fiziksel yaralanmalarla sınırlı değil. Savaş ve şiddet, çocukların psikolojik sağlığını da derinden etkilerken, travma sonrası stres bozukluğu (PTSD), anksiyete ve depresyon gibi psikolojik rahatsızlıklar da bu süreçte çocuklarda oluşan kimi rahatsızlıklardan bir kaçı. Ayrıca, çatışmalar nedeniyle eğitimlerine ara vermek zorunda kalan veya hiç okula gitme fırsatı bulamayan çocuklar, yaşamlarının geri kalanında bu eksikliklerin etkilerini taşıdığı da yapılan araştırmalarda açığa çıkıyor.
 
Yoksulluk ve eğitimsizlik
 
Orta Doğu'da ekonomik istikrarsızlık ve yoksulluk, çocukların hayat kalitesini önemli ölçüde düşüren diğer faktörlerden bazıları. Yetersiz beslenme, sağlık hizmetlerine erişimdeki zorluklar ve temiz suya ulaşamama, çocukların fiziksel gelişimini olumsuz etkileyebiliyor.Eğitim olanaklarının sınırlı olması veya çatışmalar nedeniyle eğitime erişimde yaşanan kesintiler, çocukların sosyal ve ekonomik geleceğini tehlikeye atıyor.
 
Uluslararası toplumdan kısmi çabalar 
 
Tüm bunlara rağmen, Orta Doğu’daki çocuklar için kimi gelişmeler de söz konusu. Uluslararası toplumun ve yerel sivil toplum kuruluşlarının desteğiyle eğitim ve sağlık alanlarında ilerlemeler kısmi olsa da yaşandı. Çevrimiçi eğitim platformları ve mobil okullar gibi yenilikçi çözümler, çatışma bölgelerindeki çocuklara eğitim ulaştırmanın yollarını açıyor. Ayrıca, çocuk haklarının korunması ve çocuk yaşta çalıştırılmaya karşı mücadele konusunda bölgesel ve uluslararası düzeyde artan bir farkındalık ve çaba da söz konusu. 
 
En büyük umutları barış ve güvenliğin sağlanması 
 
Orta Doğu’daki çocuklar için en büyük umudun barış ve güvenliğin sağlanması olduğu kaydedilirken, bölgede süren çatışmaların sona ermesi ve siyasi çözümlerin bulunması, çocukların güvenli ve sağlıklı bir ortamda büyümesi için en önemli adım. Bu süreçte, eğitim ve sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi, çocukların korunması ve haklarının savunulması, gelecek nesiller için daha iyi bir Orta Doğu’nun temellerini atacağı belirtiliyor. 
 
Bölgenin geleceği için umut ışığı 
 
Ortadoğu'da çocuk olmak, bir yandan zorluklarla dolu olsa da, diğer yandan barış, dayanışma ve umut için mücadele etmenin de bir sembolü olduğu kaydediliyor. Ortadoğu'da çocuk olmak, pek çok zorlukla dolu olsa da, umut ve dirençle dolu hikâyeler de barındırıyor. Bu çocuklar, bölgenin geleceği için umut ışığı olmaya devam ediyor.