Lucia Rossa: Tarihin sonu diyenlere Öcalan’ın düşünceleri cevap!

  • 09:01 24 Ocak 2024
  • Güncel
 
Melek Avcı 
 
ANKARA - PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın düşüncelerini değerlendiren ve “Kitap okuma günlerine” katılan İtalyalı Lucia Rossa, onun düşüncelerinin “ideolojiler dönemi bitti, tarihin sonu” diyen neoliberal hemegemonyaya karşı bir cevap olduğunu tarihin bitmediğini, 21’inci yüz yılda demokratik ve radikal siyasi düşünceyi geliştirmenin mümkün olduğunu gösterdiğini vurguladı. 
 
PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğü ve Kürt sorununun siyasi çözümü için başlatılan küresel kampanya yayılarak devam ediyor. 10 Ekim 2023 tarihinde dünyadaki 74 merkezde startı verilen kampanya kapsamında en dikkat çekici etkinliklerden biri de “Abdullah Öcalan’ın Kitaplarını Okuma Günleri” oluyor.  Birçok ülkede gerçekleştirilen okuma günlerinde yapılan okumalar, tartışmalara birçok aydın, yazar, akademisyen ve öğrenci katıldı. 
 
“Okuma Günlerine” katılanlardan biri de felsefe bölümü öğrencisi İtalyalı Lucia Rossa. Kürt Özgürlük Hareketi Dayanışma Grubu’nda da yer alan Lussia, Abdullah Öcalan’ın paradigmasını, okuma günlerini ve nasıl etkilendiğini JINNEWS’a anlattı. 
 
‘Tecrit en devrimci düşünürün fikirlerini susturmaktır’
 
Bin günü aşkındır süregelen tecridi öncelikle ela alan Lucia, bunu “fikirleri susturmanın bir yolu” olarak değerlendirdi. Lucia, “Sayın Abdullah Öcalan'ın maruz kaldığı tecrit rejiminin çağdaş siyasi tutukluluk tarihinde istisnai bir durum olduğuna inanıyorum. Bu kadar büyük insan hakları ihlali ve uluslararası komploya dahil olan aktörlerin sayısı, bu işkence rejiminin öncelikle geçen yüzyılların en devrimci düşünürünün fikirlerini susturmanın bir yolu olduğunu bize gösteriyor” dedi.
 
‘Alternatif yok’ diyenlere meydan okudu’
 
PKK Lideri’nin radikal siyasi düşünceyi geliştirmenin mümkün olduğunu gösterdiğini dile getiren Lucia, “Dediğim gibi burada mesele aslında fikirlerin bastırılması ve ideolojik düzeyde bir mücadeledir. Bence insanların Sayın Öcalan'ın kitaplarını okumakla bu kadar çok ilgilenmesinin nedeni  o 'alternatif yok' diyen neoliberal hegemonyaya meydan okuyabilen ve ideolojilerin ve tarihin sonu hakkındaki anlatının gizemini çözebilen tek filozof ve devrimcidir. Onun bütünsel ve dinamik düşüncesi, tarihin bitmediğini ve her şeyden önce 21’inci yüzyılda bile demokratik ve gerçek anlamda radikal siyasal düşünceyi geliştirmenin hala mümkün olduğunu göstermiştir” değerlendirmesi yaptı. 
 
‘Demokratik çizginin tek garantörü Öcalan’dır’
 
Fiziki özgürlük için 10 Ekim 2023’ta başlatılan kampanyanın dünyanın dört bir yanında bu kadar yaygınlaşmasının paradigmanın her bölgeye alternatif sunup umut ışığı olmasından kaynaklandığını belirten Lucia, “Abdullah Öcalan’a özgürlük Kürt sorununa siyasi çözüm kampanyasının bu kadar yayılması ve popüler hale gelmesinin nedeni, Avrupa'nın ve dünyanın her köşesinden insanların Orta Doğu'daki duruma ve özellikle Rojava Devrimi’ne bir umut ışığı gözüyle bakmaları olduğunu düşünüyorum. Aslında pek çok kişi, demokratik konfederalizmin toplumsal örgütlenme modelinin aynı zamanda Avrupalı vatandaşları etkileyen toplumsal sorunlara da gerçek bir çözüm olabileceğine inanıyor. Bu nedenle Sayın Öcalan'a tutunuyorlar. Sayın Öcalan'ın şahsında yalnızca bu devrimci deneyimin ideolojik çerçevesinin yazarı olarak değil, aynı zamanda Orta Doğu'daki demokratik çizginin sürdürülebilmesinin de tek garantisi olarak Sayın Öcalan'a ve paradigmasına inanıyoruz” şeklinde konuştu.
 
‘Metinleri farkındalık ve teşvik sundu’
 
Kampanya kapsamında gerçekleştirilen okuma günlerine katılan Lucia, bir felsefe öğrencisi olarak burada derin bir aydınlanma ve farkındalık yaşadığını belirterek şöyle devam etti: “Üniversitede felsefe öğrencisiyim ve daha önce bu kadar farklı bir politik düşünceyle hiç karşılaşmamıştım. Onun metinlerini okumak, akademik eğitimimin son derece Avrupa merkezli ve devletçi yaklaşımını fark etmemi sağladı ve özellikle medeniyet tarihini kadın tarihiyle birlikte yeniden oluşturma ihtiyacı konusunda bana derinlemesine düşünme ve yoğunlaşma için çok önemli teşvikler sundu. Okuma günlerinde, paradigmayı bilenler, bilmeyen ama gerçekten ilgilenen, öğrenmek isteyen, soru sormaktan ve tartışmaktan vazgeçmeyenler arasında saatlerce süren tartışmalar, fikir paylaşımları yaşandı.”
 
Önce büyüledi sonra Batı sosyolojisini sorgulamaya itti
 
Abdullah Öcalan’ın İtalyanca’ya çevrilen kitaplarından bazılarını okuduğunu söyleyen Lucia, kendisi en çok devlet, iktidar çözümlemeleri ile Özgürlük Sosyolojisi olduğunu dile getirdi.  Lucia, “İlkinin en ilginç kısmı Orta Doğu toplumunun ve Kürdistan İşçi Partisi'nin tarihinin incelendiği bölümdü. İkincisine gelince, demokratik uygarlık sisteminin yeni bir sosyal bilimler ekolü olarak perspektifi beni gerçekten büyüledi. Çünkü bu beni güçlü bir şekilde pozitivist bir yaklaşımla belirlenen batı sosyolojisi ve tarih yazımının çoğunu sorgulamaya yöneltti” dedi. 
 
Sansür çünkü…
 
Dünya Abdullah Öcalan’ın kitaplarını okurken Türkiye’de kitaplarının hala sansür ile karşılaşmasını da değerlendiren Lucia, “Sayın Öcalan'ın metinlerinin Türkiye'de tartışılma ihtimaline yönelik baskının, Sayın Öcalan'ın kitaplarında Türk toplumunun kabul edebileceği Kürt çözümü ve Türkiye'nin demokratikleşmesi konusunda olası bir çözümü sunması ile bağlantılı olduğuna inanıyorum. O demokratikleşme için çözüm sunuyor. Bu nedenle mevcut iktidar, Erdoğan diktatörlüğünün hegemonyasına karşı alternatif bir bilincin yayılmasına bu koşullarda asla izin veremez. Bu nedenle kitaplarının okunması ve eğitimde tartışılmasının önüne geçiliyor” ifadelerini kullandı.