Mêrdîn 31 Mart’a hazır: Son virajdayız

  • 09:02 29 Mart 2024
  • Siyaset
 
Melek Avcı 
 
MÊRDÎN - Aylardır süren yerel seçim çalışmaları kapsamında kapı kapı dolaşan DEM Parti’nin Mêrdîn’de seçime hazır olduğunu ifade eden milletvekili Beritan Güneş, “Halkımız kayyımlardan kurtulmak için gün sayıyor. Şunu söyleyebilirim ki, bu dönem daha önce alamadığımız ilçe belediyelerini de kazanmaya adayız. Tüm gücümüzle son virajdayız” dedi.
 
Yerel seçimlere 24 saat kala, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), başta Kurdistan kentleri olmak üzere, girdiği her bölgede kapı kapı dolaşarak seçim çalışmalarını tamamladıklarını açıkladı. Mêrdîn’de aylardır halkla birlikte süren çalışmalar sonucunda, adaylar ve milletvekilleri, kentteki dinler ve dillerin partisinin belediyecilik anlayışını anlattı. Seçim heyecanının hakim olduğu kentteki süreci ve son atmosferi DEM Parti Mêrdîn Milletvekili Beritan Güneş değerlendirdi.
 
“Kayyım atanmış tüm iller olarak, şehirlerimizden bunların gitmesi için halkımızla ve partimizle birlikte yoğun çalışmalarımız devam ediyor.”
 
* Yoğun geçen seçim sürecinde, DEM Parti Mêrdîn'de seçim çalışmalarını nasıl yürüttü, neler yapıldı?
 
Mêrdîn’de ve aslında bütün Kürdistan ve Türkiye’de DEM Parti yoğun bir seçim çalışması yürüttü ve yürütmeye devam ediyor. Çalışmalarımız ilk günden itibaren büyük bir coşkuyla karşılandı, çünkü halkımız yıllardır kendi iradesinin gasp edildiği kayyımların yönettiği şehirlerde yaşıyor ve her geçen gün kayyımın yaptığı yıkımı, şehirler üzerindeki olumsuz etkisini, açtığımız kurumların tek tek kapatılmasını; kendilerini ve yandaşlarını nasıl zengin ettiklerini halkın sofrasından halkın hizmeti için gelen parayı nasıl çaldıklarını halkımız yakından görüyor. Dolayısıyla hep birlikte gün sayıyoruz, kayyım atanan bütün illerde halkımızla, partimizle birlikte çalışmalarımız sürüyor. Çalışmalar çeşitli alanlarda devam ediyor. Özgün kadın çalışmaları, gençlik şölenleri, çocuklar için yürütülen çalışmalar da halkımızla paylaşılıyor. Artık son virajdayız ve bu son virajda hareketli seçmenlere biraz daha ağırlık verdiğimizi, müşahit ve sandık görevlileri için çalışmaları başlattığımızı söyleyebilirim. Bu noktada şunu belirteyim AKP ve MHP iktidarı kendi gücüyle şehirlerimizi alamayacağını bildiği için “haram seçmen” diye adlandırdığımız hatta “hayalet seçmen” olarak tanımladığımız bir çalışmayla şehirlerimizi gasp etmeye, kayyımı farklı yollarla tekrar tezahüre sokmaya çalışıyor. Fakat şunu çok net söyleyelim; onlar eğer Tokat’tan, Yozgat’tan haram seçmeni getirip şehirlerimize kaydedeceklerse biz de metropollerde olan adresinde olamayan halkımızı sandıklara davet ettik. Çok yoğun bir geliş olduğunun haberlerini de aldık. Mêrdîn, Agirî,  Diyarbakır, Batman, Wan’a yoğun bir şekilde metropollerden halkımız kendi iradesiyle gelmek için yollara düştü. Onları bekliyoruz, buradaki coşku onları bekliyor.
 
 “Anlattığımız herkes, söylediklerimizde bir yankı buldu. Dolayısıyla iddialıyız; Kurdistan'ın her yerinde, Kürtlerin olduğu her yerde iddiamız var ve bu seçim bizim seçimimiz olacak diyoruz.”
 
*Bu çalışmalar genel olarak nasıl geçti, kimlere ulaştınız ve halkla teması nasıl gerçekleştirdiniz?
 
Bu seçim çalışmalarında amaçladığımız gibi seçim bürosuna halkımızın gelmesini beklemeden kapı kapı, köy köy gezerek herkese ulaşmaya çalıştık. Kendimizi, paradigmamızı anlattık, projelerimizi, çalışmalarımızı, belediyecilik anlayışımızı ve nasıl bir şehir hayal ettiğimizi anlattık. Anlattığımız herkese, söylediklerimiz bir yankı buldu. Paradigmamızı, kadın özgürlükçü ekolojik halkçı belediyecilik anlayışımızı halkla paylaşarak, toplumsallaştırdıkça insanların böyle bir şeye ihtiyacı olduğunu gördük. Bizi tanıyan tanımayan, oy veren vermeyen herkesin taleplerine, ihtiyaçlarına karşılık bulacağı bir anlayışla yaklaştık ve  çok ciddi bir kabul ve coşku oldu. Dolayısıyla Kürdistan’ın her yerinde Kürtlerin olduğu her yerde iddiamız var ve bu seçim bizim seçimimiz olacak diyoruz.
 
“Binler, milyonlar tek bir ağızdan ‘Vakit özgürlüğün vaktidir’, ‘DEM dema azadiye ye’ şiarıyla alanı doldurdu. Her yerde çok büyük bir sahiplenme ve gençlerin katılımını gördük.”
 
*Aynı zamanda bu ay 8 Mart ve Newroz da kutlandı. Halk seçim heyecanını ve Newroz’u birlikte yaşarken DEM Parti’yi Mêrdîn’de nasıl karşıladı? Katılım ve coşku ne düzeydeydi?
 
Halk DEM Parti’yi DEP’i, HADEP’i nasıl karşıladıysa o heyecanla karşıladı çünkü biz bir geleneğin temsilcileriyiz, bir gelenek partisiyiz. Dolayısıyla partimizin isminin neden değiştirildiğini, partimiz üzerindeki baskıları halkımız çok iyi biliyor. Farklı bir isimle de olsa halkımız bunu olumlu karşıladı. Hem 8 Mart’ta hem de Newroz’da alanlar coşkuyla, yeni bir değişim umuduyla barış talebiyle, özgürlük talebiyle, tecridin kırılması talebiyle doldu. “Vakit özgürlüğün vaktidir”, “DEM dema azadiye ye”, “Vakit birlikte yeniden bir yaşamı inşa etmenin vaktidir” şiarıyla alanı doldurdu. Newroz alanlarında bunu yakından takip ettik, baktığımızda her yerde son 10 yılın en coşkulu Newrozları kutlandı. Qoser’de, Nisêbîn’de, Newroz’un kutlandığı her yerde çok büyük bir sahiplenme gördük ve aynı zamanda gençlerin çok yoğun katılımını gördük. Gençler bu dönem 8 Mart’ta da Newroz’a da yoğun katkı sundular keza seçim çalışmalarında da gençler yine öncülüğü yaptı diyebilirim.
 
“Biz bu dönem daha önce almadığımız ilçelerin de belediyelerini almaya talibiz. Çok büyük bir beklenti var, büyük bir çalışma var, çok büyük bir istek ve talep var.”
 
*Şimdi son günlerdeyiz ve tüm bu çalışmaları değerlendirdiğinizde Mêrdîn’de seçim atmosferi nasıl? Bahsettiğiniz coşku sandıklara nasıl yansıyacak?
 
Mêrdîn’de seçim atmosferi için son viraja da girdik. Halkımız kayyımlardan kurtulmak için gün sayıyor. Biz bu dönem daha önce almadığımız ilçelerin de belediyelerini almaya talibiz. Çok büyük bir beklenti büyük bir çalışma, çok büyük bir istek ve talep var. Tüm gücümüzle son viraja çok pratik, hızlı, güçlü, genç ve kadınların öncülük yaptığı şekilde girdiğimizi ve süreci yönettik. Bu noktada halkın talebi çok açık; halk onlara hizmet edecek, dillerine ve kimliklerine saygı gösterecek, bu şehirde yaşayan herkesin ihtiyaçlarına, taleplerine karşılık bulacağı bir belediyecilik anlayışı istiyor. Çünkü halk, kendini zengin eden, sürekli yandaşlarına ihale veren, gereksiz birçok yolu yeniden yeniden yapıp ama ihtiyaç olunan köy yollarını yapmayan ya da kendi seçmeni olduğunu düşündüğü köye hizmet eden ama kendine oy vermeyen köyleri mahrum bırakan bu ayrımcı, tekçi, erkek egemen zihniyetten sıkılmış durumda. Bu yüzden bizlerin yapacağı çalışmaları, bizim belediyeciliğimizi büyük bir heyecanla bekliyor. Belediye herkesin belediyesi olacak, çünkü Mêrdîn böyle bir şehir. Mêrdîn kimliklerin, dillerin, dinlerin şehri. Dolayısıyla bu şehirde yapılacak olan bütün çalışmaların bütün kimlikleri kapsayan hiçbir kimliği dışarıda bırakmadan bütün inanç ve kimlikleri gözeten bir belediyecilik anlayışı olsun istiyoruz. Çalışmalarımız bu yönde devam ediyor.
 
“Bütün halkımızı, gençleri, kadınları sandıklara, sandık güvenliğinde yer almaya ve kendi iradesini korumaya davet ediyoruz. 31 Mart hepimiz ayakta olacağız, geleceğimize sahip çıkacağız.”
 
*Son olarak, seçim güvenliğine ilişkin de ciddi çağrılar yapıyorsunuz. Seçmene ve sandıkta görev alacaklara ne söylemek istersiniz?
 
Seçim çalışmalarını çok genç bir yapı ve kadınların öncülüğünde yürüttük. Genç arkadaşlara, bu seçimin hepimizin seçimi olduğunu, Kürtler için,  diğer kimlikler için çok kritik bir seçim olduğunu hatırlatmak istiyoruz. İktidarın bu seçimde kendi gücüyle kazanamayacağını bildiği için çok öncesinden hayalet seçmenleri Tokat’tan Yozgat’tan buraya kaydederek, usulsüz bir biçimde bu seçimleri kazanmaya çalışıyor. Seçim günü de bunu bir takım çalışmalarla sürdürecek, ama şu çok net eğer biz sandıklarımızın başında durursak, yeterli donanıma sahip olup güçlü bir iletişim ağı kurarsak Kürdistan’da Türkiye’de hiçbir şekilde bu insanların planlarının gerçekleşmesine izin vermemiş oluruz. Engelleriz. Bütün halkımızı, gençleri, kadınları sandıklara, sandık güvenliğinde yer almaya ve kendi iradesini korumaya davet ediyoruz. Bu noktada partimizin hazırlıkları var, müşahit olabilirler, sandık görevlisi olabilirler ya da bir seçmen olarak kendi oylarının akıbetini takip edebilirler. Dolayısıyla 31 Mart gecesi uyumayacağız, hepimiz ayakta olacağız, takip edeceğiz. Oylarımıza sahip çıkacağız, geleceğimize sahip çıkacağız; belediyelerimize, şehirlerimize, irademize sahip çıkacağız. Tüm halkları kendi iradelerine sahip çıkmaları için önce oy kullanmaya, oy sonrasında da biz oylarımızı korumaya davet ediyorum. Bizim zamanımızın, “DEM dema me ye” olacağına inanıyorum.